• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Dini ve İlmi Araştırmalar Merkezi

Ya Rabbi!! Ben Pişmanım.. Yaptığım bütün günahlarımdan.. Keşke yapmasaydım.. İnşaallah bir daha yapmam!!
Fıkhi Konular
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam12
Toplam Ziyaret637
SÖZLÜK

Meşru' ve Gayrı Meşru'

Mükellef, Allah Teala'nın hitaplarını yani emr ve yasaklarını kabul edebilen kimsedir. Bunda kadın veya erkek söz konusu değildir.
     Allah Teala'nın kuluna teklif buyurmuş olduğu emr ve nehiylerin eserlerine, ahkam yani hükümler denilir. Binaenaleyh teklifi hükümler, Allah Teala'nın emr ve yasaklarının eserleri demektir.
     Bu eserler de, meşru' ve gayrı meşru' olmak üzere iki kısma ayrılır:
Meşru', Allah Teala yahud O'nun Rasulü tarafından hoş görülmüş şeylerdir. Bu da beş kısımdır: Farz, vacib, sünnet, müstehab yahud mendub ve mübah..
      Şari' tarafından bunlar beyan olunduktan sonra, örf ve adetlerin hükümleri batıl olur. Çünkü Ehli Sünnet velCemaate göre, iyilik ve kötülüğü birbirinden tefrik eden akıl değil, şeriattir. Mesela Şari' Teala, nikahı emretmiş. İster vacib olsun, ister farz ve ister sünnet olsun, nikah meşru' sayılır. Bütün insanlar, meşru' görmezlerse dahi, nikahın hükmü gayri meşrua dönüşmez.. Bütün şer'i hükümler buna kıyas edilir.

Gayrı Meşru', farza mukabil, haram; vacibe mukabil, tahrimen mekruh; sünnete mukabil, tehzihen mekruh; farz veya vacibi bozacak haram veya mekruh olan müfsidler olmak üzere üç kısımdır.

Fiilin yapılmasına veya terkine bağlanan "yap" veya "yapma"dan ibaret olan ilahi hitablara, emr ve nehiyler denilir. Her emr meşru' ve her nehiy gayri meşru' sayılır. Yukarıda beyan ettiğimiz gibi, meşru ve gayri meşru' hüküm olarak emr ve yasaklar sekiz kısma ayrılır.

Şariin buyruklarına inanarak boyun eğene muti'; boyun eğmeye itaat denilir. Şariin buyruklarına karşı başkaldırana asi; başkaldırmaya isyan ve ma'siyet denilir. Yahud yasaklayıcı emrlere nehiy; yasaklanan şeylere menhiyyun anh denilir.
İmandan sonra itaatin derecesi olduğu gibi, küfürden sonra da isyanın derecesi vardır. Her mü'minin, yapması veya terk etmesi icab eden her bir fiilin işlenmesinden önce, o fiilin şer'i hükmünü bilmesi; farzlarda farz, vaciblerde vacib, sünnetlerde sünnettir.
Mesela ezan okunduğu zaman, namaza bağlı olan hükümleri öğrenmesi farz olur; ramazan ayı geldiğine göre orucun hakkındaki hükümleri bilmesi farz olur; zengin olduğu takdirde, nisaba malik olduğu andan itibaren, zekatın hükümlerini bilmesi farz olur; evlenmek istediği andan itibaren, evliliğe bağlı olan hükümler, farz olduğu halde, işlenmesi anında ameli bakımından öğrenmesi, farzlarda farz, vaciblerde vacib... olur.






Yorumlar - Yorum Yaz