• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Dini ve İlmi Araştırmalar Merkezi

Ya Rabbi!! Ben Pişmanım.. Yaptığım bütün günahlarımdan.. Keşke yapmasaydım.. İnşaallah bir daha yapmam!!
Fıkhi Konular
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam12
Toplam Ziyaret637
SÖZLÜK

Sevğinin İkinci Bağı İSLAM'dır

İslam, inanılması şartıyla Allah Teala'nın emrine teslim olmak demektir. Nitekim Muaviye bin Hayda'nın dedesi Muaviye radıyallahu Teala anhu Peygamber'e gelerek:
"Ya Rasulallah, Rabb'imiz neyle Seni seçip bize göndermiştir?" Rasulallah:
"Şirk, nifak, riya ve inkarın karışımından halis İslam Diniyle Beni seçip gönderdi."
Muaviye: "Allah Teala'nın Canibi'nden bize getirdiği her türlü karışımdan halis İslam Dininin şer'i hükümleri nelerdir?" diye sorunca Rasulullah'ın:
a-"Her türlü şirk ve şeriklerden boşalmış olduğum halde bütünümle Allah'a teslim oldum, dersin = inanırsın.
b-İhlas üzere ta'dil-i erkanla beş vakit namazı dosdoğru kılarsın.
c-Zekatı müstehaklarına verirsin.
d-Her müslümanın hürmeti her Müslümana vacibdir = gerekmektedir: Birbirine yardımcı iki kardeşlerdir.
e-Müslüman olduktan sonra müşriklerden tamamen ayrılıncaya kadar Allah'ın hiçbir ameli kabul etmeyeceğini bilmendir.."
diye buyurduğu hadis-i şerifin ve: "...Artık kim tağutu inkar ederek bırakır ve Allah'a iman ederse, şübhesiz o kopması mümkün olmayan en sağlam kulpa yapışmıştır. Allah hakkıyla işitici, kemaliyle bilicidir." buyrulan ayet-i kerimenin hükmünce tağutun, şirk ve müşrikin, küfür ve kafirin terk edilmesi şartıyla İslam; ihlas üzere ta'dil-i erkanla namazı yerli yerinde kılmak, Dinin helalini helal, haramını haram saymak, her Mü'min kardeşinin malını, kanını, namusunu korumakla gerçekleşir.
Şu halde "İman süslü görünmek, boş temennilerde bulunmak değil; bilakis amelin doğruladığı, iman, kalbde yerleşen tasdik ve güzel ahlak melekesi." olunca,
a- Tağutun, şirk ve müşrikin, küfür ve kafirin, nifak ve münafıkın bırakılması,
b-Şehadet kelimesi getirilerek "Müslüman oldum" sözünün üzerine sebat edilmesi,
c-Zaruret-i Diniyyeden birisinin inkar edilmemesi,
d-Kur'an ve hadisin hükümlerinin, tağut ve müşriklerin hükümleri üzerine tercih edilmesi olmak üzere İslamın dört şartını yerine getirmeksizin mücerred
"Eşhedu en la ilahe illallah ve eşhedu enne Muhammeden Abduhu ve Rasuluhu" diye Şehadet Kelimesi'nin söylenilmesi, Tevhide inanılmasına, İslam Dinine teslim olunmasına kafi gelmez.
Kelime-i Şehadet'in manası ise: "Allah Teala'dan başka azabından korkulan, zatıyla yahud nimetiyle sevilen ve Rabb olması sebebiyle tapınılan hiçbir ma'bud olmadığına, kalbimle tasdik, dilimle ikrar ederek şehadet ederim."
Aynı zamanda mahluka Tevhide inanmayı ve Tevhidin gerektirdiği hükümleri öğretip bildiren "Muhammed'in de Allah'ın Kulu ve Rasulü olduğuna, kalbimle tasdik, dilimle ikrar ederek şehadet ederim." demektir.
"Allah Azze ve Celle şöyle buyurdu:
Gerçekte Ben Benim:
İsmim Allah'tır: Benden başka azabından korkulan, zatıyla yahud nimetiyle sevilen ve Rabb olması sebebiyle tapınılan hiçbir ma'bud = tapınılan yoktur.
Ben'i Birleyip İsim ve Sıfatım'la tanıyın, ihlas üzere Ban'a ibadet edin:
Yukarıdaki dört şartın itibarıyla Sizden kim, sadakat ve ihlasla "Allah'tan başka azabından korkulan, zatıyla yahud nimetiyle sevilen ve Rabb olması sebebiyle tapınılan hiçbir ma'bud = tapınılan yoktur." demek şehadetiyle Ban'a gelirse, Ben'im kal'ama girmiştir; kim de kal'ama girmiş olursa, ebedi azabımdan emin olur." buyrulan kudsi hadis-i şerifte Allah Teala: "Eşhedu en la ilahe illallah ve eşhedu enne Muhammeden Abduhu ve Rasuluhu" demek suretiyle içtenlikle inanarak şehadet getirene güven vermiştir.
Hadis-i şerifte: Kim, gerçekte azabından korkulan, Zatı'yla yahud nimetiyle sevilen ve Rabb olması sebebiyle tapınılan Allah'tan başka hiçbir ilah = hakiki ma'bud ve mahbub olmadığına ve hakikaten Muhammed'in de Allah'ın Rasulü olduğuna şehadet ederse, Allah kendisine ateşi haram kılar." buyrulduğu üzere "Ve eşhedu enne Muhammeden Abduhu ve Rasuluhu" Yani: "Gerçekte Muhammed'in de O'nun Kulu ve Rasulü olduğuna şehadet ederim = hak ve gerçek olduğuna hükmederim." demeksizin Tevhide inanmak sahih olamaz. Aynı zamanda "Muhammed Allah'ın Rasulü'dür, ama Arablara gönderilen peygamberdir." diyerek risaletini bir kavme tahsis edenin de Tevhide imanı sahih olmaz.